Toplam Yazı: 263 Toplam Yorum: 383
Subscribe via RSS Feed

Emek Emek Emeklilik

Allah uzun ömür versin diyeceğim yine de ne yapayım!

Haberlerde çok ilginç mevzular oluyor. Siyasetten çok anlamam, hoş anlamak da istemem. Fazla siyaset yapmak istemiyorum. Benim işim de değil zaten.

Ama akşam haberlerinde dinlediğim o değişik haber bu kadarcık bir yazı yazmaya sevk etti beni.

Sayın Deniz Baykal yıllardır Ankara’da saçlarını kesen berberini değiştirmiş, İstanbul’da yeni bir berbere gitmeye başlamış ve tabi artık yeni bir traş şekli var. Berberi diyor ki: “En az 10 yaş gençleşti.” Sayın Baykal zaten 1938 doğumlu, yani şu gün itibarı ile 72 yaşında. Yeni traş şekli ile 10 yaş daha gençleşti, 62 sayalım artık. (On yaş genç gösteren yaş sanki ömrü uzatıyor) Hala dimdik işinin başında çalışıyor. Ne emeklilik, ne bırakmak gibi bir düşüncesi var.

Tabi 72 artık genç göstermekle 62 sayılan sayın Baykal’ı zikredince aklıma kendisinden 10 yaş küçük 1948 doğumlu Melih Gökçek geldi. Ortak paydaları malum, ikisi de yaşlanmayan ve bununla beraber görevlerine yapışmış, emekli olmak ya da bırakmak gibi niyeti olmayan, siyasetin tepesinde yaşayan isimler… İki ayrı kutbun isimlerini özellikle seçiyorum ki, başta dediğim gibi fazla siyasi olmayayım.

Bir de bizim buralarda arada gördüğüm bir amca var; o da işini bırakmamaya kararlı. O da 70 küsur yaşlarında. Ama onun oturduğu koltuk kıymetli olmadığı için elinde boya sandığı, o yaşında ayakkabı boyuyor. Nedeni malum… (Yanlış anlaşılmasın, ayakkabı boyattık, ama önüne ayağımızı hiç uzatmadık. Hala saygılıyız…)

Bir de emeklisini almak için yaşlı halinde yollara düşen, aldığı emekli maaşını neye yetireceğini düşünmekten perişan amcalar var.

Bir de emekli olmak için senelerce çalışan, çalışmaktan aciz düşen, bedeni isyan bayrağını çektikten sonra emekli olan, sonra da güya “Emekli olunca yaparım” diye kurduğu hayallerinin bulunduğu noktadan çok geride kaldığını görüp de, dertli bir ah çekip, yine geçim derdinin bir de üstüne eklenen hastalıklarının peşinde ne yapacağını şaşıran amcalar var.

Daha ne diyeyim? Hani ilkokulda okuduk; eski Fransa, insanlar 4 kısım; asiller, burjuvalılar…..

Yeni Türkiye, insanlar iki kısım: Yaşlananlar, yaşlanmayanlar…

Varın sebepleri de siz düşünün, ama fazla siyasi olmasın!


Bu yazı toplam 1824, bugün ise 0 kez okundu.

  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
  • FriendFeed
  • Google
  • MySpace
  • Live

Etiketler:: , , , , , ,

Kategori: Gündem

Yazar Hakkında: Herkesin kral olduğu, hep beraber soytarılıktan kaçtığımız bir devirde bildiğimiz ama kendimize bile itiraf etmediğimiz saklı doğruları, kendi gözümün gördüğü aklımın yettiği yere kadar yazmaya çalışıyorum. Ne kadar doğru ne kadar yanlış hadi oylayalım. Yanlışsa affınıza doğruysa hoşgörünüze sığınıyorum. Hayatımızda yalan söyleyen krallar yerine hakikati söyleyen soytarılara da yer açabilmek dileğiyle...

Yorum (1)

Bu yazının linkini takip et | Yorumları İzlemeye Al

  1. Güzel bir yazı olmuş. İnceden ayar çekme tadında.. Eline sağlık.

Yazıya Yorum Ekle