Dindar Gençlik mi?
Başbakanın geçenlerde Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken kullandığı “Dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz” tabiri kamuoyunda ve basında bugünlerde sıkça yer bulmaya başladı. Aslında bu durum herkesin bildiği birşeydi, ama dillendirilmeye başlanması belki de yine “Türkiye, İran olur mu?” kaygılarını ayyuka çıkaracak.
Herkes birşeyler söylüyor, ama ben olaya farklı bir tarafından bakmak istiyorum.
Nedir bu dindar gençlik? Ne yer ne içer, nerelere gider?
Dindar gençlik son dönemde arkasına aldığı siyasi konjektürün rüzagarıyla basında ve medyada sıkça yer bulmaya başladı. Kapalı bayanların rahatça TV’lerde ve gazetelerde ön planda olmasına 2002 yılından önce şaşırırken, şimdilerde normal karşılamaya hayli alıştık. “Entellektüel dindar gençlik” diye kavram oluştu örneğin. Artık kapalı kızlarla kapalı erkekler aynı mekanlarda rahatça görüşebilir, aynı ortamlarda kurslar görebilir, eğlence mekanlarında rahatça eğlenebilir hale geldi. Dindarlık kavramı bu hükümet sayesinde yeni anlamlar, yeni açılımlar kazandı. Bu iyi mi oldu, kötü mü oldu, tartışılır. Zira görünen o ki, en baştan beri eleştirilen ve dinin ruhuna aykırı birçok durum bu şekilde artık normalleşti.
Dindar gençlik artık “solcu” da oldu, “marjinal” de… Sorgulayan, kendi dünyalarındaki tabuları yıkan bir tavır benimsediler.
Eşyanın tabiatında bu vardır ya zaten. İhtiyaçlar hiyerarşisine benzetiyorum ben durumu. Asli ihtiyaçları olan öğrenme ve eğitim alma hakkını kazanan dindar gençlik artık sorgulama sürecine geçti doğal olarak…
Aslında korkulması gereken hiç birşey yok. Çünkü artık “normalleşti” bu dindar gençler…
Bu lafıma çok kızacaklar vardır aranızda, ama İHL’lerin bu denli yozlaştığı bir ortamda aslında “din” menşeili korkulacak legal bir birim yok…
Yine dönüp dolaşıp “cemaatlere” geliyoruz. AKP seçimlerde arkasına aldığı cemaatlere yaptı diye düşünüyorum bu “dindar genç yetiştirme” sloganını bence. Zaten yıllardır yapılıyordu bu. Son günlerde soruşturma halkasına e-muhtıranın da eklenmesiyle geri dönük tüm öçlerin alındığını düşündüğümüzde, artık meydan büsbütün cemaatlere kaldı…
Tabi seçim zamanı onu destekleyen cemaatlere…
Bu yazı toplam 4399, bugün ise 1 kez okundu.
Kategori: Gündem




MUSTAFA ELİNE DİLİNE SAĞLIK BUNU ÇOK BEĞENDİM… NEREYE GİTTİĞİMİZ BELLİ AMA DEĞİL…
Çok can alıcı bir noktaya temas etmişsiniz. Dindarlık kavramının da içinin boşaltıldığı bir dönemde bu iç kısmı dolduracak bir şeyler lazım. Ama bunu kim yapar onun üzerinde biraz daha düşünmekte yarar var.